Türkiye’de Rehber Profili

Recep ÖZBAY’ın “TÜRKİYE İKTİSAT KONGRESİ TURİZM ÇALIŞMA GRUBU”na Sunduğu Rapor

I) MEVCUT DURUM
Turist rehberliğinin tüm yönleriyle gerçek bir meslek statüsünde yürütülememesi nedeniyle, mesleğin güncel görünümünde daha çok gitgide büyüyen bir sorunlar yumağı vardır. Bir yeniden yapılanma sağlanamadığı sürece de bu sorunlar yumağının büyüyeceği kesindir.

a) Turist Rehberi Sayısı ve Fazlalığı
Özellikle 1980’li yıllarda beliren turist rehberi gereksinimi karşısında, Kültür ve Turizm Bakanlığı (eski Turizm Bakanlığı) ülkesel ve bölgesel içerikli 3-6 aylık kurslar bünyesinde bugün gelinen noktada toplam 14 farklı ilde 9000’i aşkın sayıda turist rehberi yetiştirmiştir (bkz. Ek 2). 90’lı yıllardan sonra sektörün reel turist rehberi talebi dikkate alınmaksızın açılan söz konusu rehberlik kursları sonucunda, bugün özellikle bazı yabancı dillerde aşırı bir yığılma oluşmuştur. Bu fazlalık, mesleğin genel görünümüne olumsuz etki yapmaktadır. Bazı yabancı dillerde ise hala rehber açığı vardır. Ancak, bu gereksinimi gidermenin yolu sadece rehberlik kursu açmak değildir.

b) Rehberlik Eğitimi
Turist rehberinin yetiştirilmesi konusu bugün çelişkili bir üçlü yöntem içinde yürütülmektedir. Bir taraftan Kültür ve Turizm Bakanlığı, hala 3-6 aylık kurslarla rehber yetiştirirken, diğer taraftan da üniversitelerin 2 ve 4 yıllık programlarından rehber yetiştirilmeye başlanmıştır. Bu üç başlı eğitim, turist rehberi niteliğinin ne olması gerektiği konusunda hala bir belirsizliğin olduğuna açık bir kanıttır.

c) Çalışma Koşulları
Turist rehberlerinin günlük çalışma koşullarındaki belirsizlikler, sorunların gün geçtikçe büyümesine neden olmaktadır. Taban yevmiye, sigorta, vergi vb. birçok mesleki konuda standardizasyon yoktur. Örneğin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın belirlediği Rehberlik Taban Yevmiyeleri’nin, seyahat acentaları tarafından uygulanma oranları hala çok düşüktür.

d) Mesleki Denetim ve “Kaçak Rehberlik”
Ülkemizde hiçbir meslek dalında olmadığı kadar kaçak faaliyet, turist rehberliğinde görülmektedir. Bunun da nedeni, yeterince yapılamayan mesleki denetimlerdir. Son dönemlerde, yabancı uyruklu şahısların bile turizm yoğun bölgelerde rehberlik hizmetlerine tecavüz etmesi, gelinen korkunç noktanın bir kanıtıdır. Ulusunu ve ülkesini temsil etme niteliğine sahip oluması gereken bir mesleğin, çok ciddi bir denetleme mekanizmasına sahip olması gereklidir.

e) Rehberliğin İmaj Sorunu
Rehberlik mesleğinin yeterince güçlü bir yapı içinde korunamaması sonucunda, turist rehberliğinin gerek toplum, gerekse sektör içinde imajı, yapılan “ulusal” işle hiç de orantılı değildir. Bugün, rehberliği bir yan iş, bir hobi olarak görenler çoğunluktadır.

II) AMAÇLAR ve STRATEJİLER

TUREB’in turizm sektörü geneli için talepleri:

1. Turizmde istikrarlı bir devlet politikası: Diğer sektörlerle bu denli iç içe olan turizm sektöründe bir devlet politikası oluşturulmalı. Bu alandaki çok seslilik, yönetim boşluğu ve karmaşa giderilerek istikrarlı, sağlıklı bir koordinasyon gerçekleştirilmeli. Sektörde bir master plan hazırlanarak, bu plan dahilinde turizm tüm yıla ve ülke geneline yayılmalı.
2. Ülkesel ve çok boyutlu turizm eğitimi: Türkiye’nin geleceğinin bağlı olduğu sektörlerden biri olan turizmin öneminin kavratılması amacıyla, ülkesel ve çok boyutlu bir turizm eğitim seferberliği başlatılmalı. Bu eğitim medya aracılığıyla yaygınlaştırılmalı. Örneğin, her gün en çok televizyon izlenen saatlerde en az beş veya on dakika genel turizm eğitimi verilmeli. Turizmi doğrudan ilgilendiren farklı konuların eğitimi de buna dahil edilmeli. Turistin tüm ülkeyi kalkındıracağı, turizmin herkesi zengin edeceği, turiste güler yüzlü davranmanın ve kaliteli hizmetin yeni turistlerin gelmesini sağlayacağı bilinci, sadece sektörde ve turizmle bağlantılı sektörlerde çalışanlara değil, kamuoyuna benimsetilmeli.
3. Seyahat acentalarının ve rehberlerin kaliteleri artırılmalı: Her geçen gün artan seyahat acentası ve rehber sayısı, sektördeki kaliteyi düşürmüştür. Oysa turizm sektöründe kalite her şeyden önde gelir. Bu nedenle, talep artana kadar yeni seyahat acentalarının açılması durdurulmalı, yeni rehber yetiştirilmesine son verilmeli. Varolan acenta ve rehberlerin ise çeşitli hizmetiçi eğitimlerle ve yaptırımlarla kalitelerinin yükseltilmesi sağlanmalı. Bu nedenle son yıllarda ucuzlamış olan fiyatlar, hak ettikleri düzeye çekilmeli.
4. Turizm işletmesi açmak zorlaştırılmalı: Bir önceki maddeyle bağlantılı olarak, kalitenin artırılması amacıyla, seyahat acentası veya turizm işletmesi açmak zorlaştırılmalı. İşletmelerin kuruluş sırasında devlete vermesi gereken teminat mektubu miktarları 100-200 bin dolar düzeyine çekilmeli.
5. Ulusal Turizm Konseyi (TUSEK) yasalaşmalı: Ulusal Turizm Konseyi süratle yasalaşmalı, Türkiye’nin yurtdışında tanıtımı bu konsey tarafından koordine edilmeli. Bugüne kadar hükümette bulunan partiler sağlıklı ve istikrarlı bir turizm politikası izlemediğinden, yüksek bütçeli yurtdışı tanıtımlardan bile istenen sonuçlar alınamamıştır. Tanıtımın koordineli bir biçimde gerçekleştirilmesi, Türkiye’nin turizmde hedeflediği büyümeyi yakalamasını kolaylaştıracaktır.
6. Satış sonrası hizmet anlayışı yerleşmeli: Turist ülkemizden ayrıldıktan sonra da hizmet sürdürülmeli, yani işletmelerin satış sonrası hizmet ilkesi turizmde de hayata geçirilmeli. Bu ilkenin yerleşmesinin, Türkiye’nin tanıtımına da önemli katkıları olacaktır.
7. Güvenlik, çevre ve altyapı sorunları giderilmeli: Kaliteli ve iyi hizmet, turistin gittiği ülkede önem verdiği noktalardan sadece biridir. Turist; güvenliğinin sağlanmadığı, giriş çıkışlarda zorluklar yaşadığı, çevre kirliliğinin yoğun boyutlara ulaştığı, altyapının doğru düzgün kurulamadığı ülkeleri de tercih etmez. Bu nedenle, turistin güvenliği sağlanmalı, çevre kirliliği ve altyapı sorunları bir an önce çözüme kavuşturulmalı.
8. Turizmde çeşitlilik sağlanmalı, özel ilgi turizmi ile ülke geneline ve 12 aya yayılmış bir turizm görüntüsü sağlanmalı: Türkiye, doğal, tarihsel ve kültürel koşulları göz önüne alındığında, çeşitli alanlarda turizm geliri elde edilebilecek bir yapıya ve zenginliğe sahiptir. Rafting’ten dağcılığa, sualtından tarihi ve kültürel mirasımıza, burada tek tek saymaya gerek görmediğimiz pek çok konuda var olan olanaklardan yararlanarak, turizmde çeşitlilik sağlanmalı. Bu çeşitlilik hem turizm gelirimizi yükseltecek, hem de Türkiye’nin dünyanın turizm cennetlerinden biri olmasını sağlayacaktır.
9. Tarih / Kültür turizmi canlandırılmalı: Ülkemiz, bir önceki maddede belirttiğimiz gibi, çok zengin bir tarihi ve kültürel mirasa sahiptir. Topraklarımız üzerinde bugüne dek kurulmuş uygarlıklar geçidinin izlerini ülkemizin her yanında, hatta genellikle yöresel gelenek ve göreneklerde yakalamak mümkündür. Henüz bir destinasyon olamamış bir Mardin bile, Kudüs ve Venedik’ten sonra dünyanın üçüncü tarihi kenti ilan edilmek üzeredir. Bu denli büyük bir mirasa sahip olmak iyi değerlendirilmeli, tarih ve kültür turizmi canlandırılmalıdır.
10. Ülkemizin gereksinim duyduğu turist tipi belirlenerek teşvik edilmeli: Çok düşük fiyatlarla “Herşey Dahil” sistemi izlenerek, tatil köylerine gelen turistin, sektör açısından çok önem taşımadığı ortadadır. Bu tür paketler çok ucuz olduğundan, hem gelen turistin kalitesi düşüktür, hem de tatil köylerine hapsedilen turist, Türkiye’ye beklenen dövizi bırakmamaktadır. Bu uygulama dikkate alınarak resmi makamlarca açıklanan artan turist sayısına ilişkin rakamlar, göz boyamaktan öteye gidememektedir. Bu nedenle ülkemizin gereksinim duyduğu turist tipi belirlenerek teşvik edilmeli. Turizm sektöründe kitle turizmi, “Herşey Dahil” paketler vb. uygulamalar sınırlı biçimde (kota ile) lokomotif görevini üstlenmeli.
11. Teknolojiye yatırım yapılmalı: Sektördeki işletmeler ve sivil toplum kuruluşları teknolojiye, yeni medyaya, özellikle internete daha fazla yatırım yapmalı. Bu yatırımlar, turizmde ülkemizin dünyayla boy ölçüşmesini sağlayacak, hizmet süratini ve kalitesini artıracaktır.
12. Özellikle Amerikalı turistlerden çok kısa süreli olarak Türkiye’ye gelenler, yüksek miktarda vize ücreti ödemek zorunda kalıyorlar. Bu uygulamanın caydırıcı ve olumsuz etkisi var. Kaldırılmalı.

TUREB’in Turist Rehberliği ile ilgili mesleki talepleri:

1. Mesleki örgütlenme: Turist rehberlerinin tek bir kuruluş altında örgütlenmeleri ve turist rehberliğinin bir meslek olarak tanınması için, “Turist Rehberleri Meslek ve Meslek Örgütlenmesi Yasası” çıkarılmalı. Çıkarılan bu yasa, “Meslek Birlikleri Yasa Tasarısı”ndan farklı olarak, aynı çatı altında kalmak koşuluyla, işletmeci ve otelcilerin birlik yasasından ayrılmalı.
2. Rehberliğin kariyer mesleği haline getirilmesi: Gönüllü turizm elçileri olan rehberler, hem kaliteli, hem de çağdaş bir yapıya sahip olmalı. Bu nedenle rehberler, Turizm Bakanlığı’nın açtığı kısa süreli kurslarla değil, 4 yıllık üniversitelerde eğitim almalı. Rehberlik kariyer mesleği haline getirilmeli.
3. Varolan yasalara işlerlik kazandırılması: 1618 Sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu’nda, rehberlik mesleği ile ilgili talep ettiğimiz değişiklikler en kısa sürede yapılmalı ve aynı kanunun 10, 29 ve 30. maddeleriyle, Turist Rehberleri Yönetmeliği’nin 38, 39, 40 ve 48. maddelerine işlerlik kazandırılmalı. Rehberlik Kimliği olmayan kişilerin rehber olarak çalıştırılmasını engelleyen bu maddelere işlerlik kazandırılmadığı takdirde, rehber kalitesi giderek düşecektir.
4. Saygın ilişkiler: Rehber – acenta – otel ilişkisine yeniden saygınlık kazandırılarak profesyonel bir iş kimliğine kavuşması sağlanmalı.
5. Sosyal haklar: Rehberlerin sosyal hakları ve ücretleri garanti altına alınarak, yetişmiş değerli meslektaşlarımızın mesleği terk etmelerine neden olan olumsuzluklar giderilmeli.
6. Uzmanlaşma eğitimi: Rehberlere uzmanlaşma eğitimi verilmeli. Kuş gözlem rehberinden rafting rehberine kadar uzmanlaşma sağlanmalı, eski rehberlerin uzmanlaşması sağlanırken yeni yetişecek rehberler tümüyle bu çatı altında eğitilmeli.
7. Turizm politikalarının oluşturulmasına katkı: Rehberler turisti yakından tanır, onların sorunlarını ve taleplerini çok iyi bilir. Turist profilini en doğru bir biçimde ortaya koyacak olan da rehberlerdir. Dolayısıyla genel turizm politikaları oluşturulurken, sektörel kararlar alınırken, mutlaka rehberlerin de katılımı sağlanmalı, onların görüşlerine de başvurulmalı.

C) SONUÇ ve DEĞERLENDİRME

Başarılı bir rehberlik hizmeti, o hizmeti görecek profesyonel turist rehberlerinin mesleki yaşamlarının, özellikle yasal düzenlemelerle garanti altına alınabilmesi ile gerçekleşebilir. Mesleğin eğitiminden başlaması gereken yeni düzenlemelere koşut olarak mesleğin denetimi, özlük haklarının sağlanması için de meslek birlik yasasının (Turist Rehberleri Birliği Yasası) yasalaşması en önemli katkıyı yapacaktır. Turist rehberleri de en az örneğin basın mensupları, hariciyeciler vb. meslek grupları gibi imaj açısından olumlu bir noktaya taşınmalıdır. Turist Rehberleri Birliği Yasası’nın yasalaşması, turist rehberliği eğitiminin sadece üniversitelerin 4 yıllık lisans düzeyindeki programlarında yürütülmesi ve turist rehberliğinde uzmanlaşma eğitimine geçilmesi ve bu eğitimlerin sektör tarafından yürütülmesi kısa vadede en azından yasal açıdan netleştirilmesi gereken konulardır. Ülkemiz turizminin gelişimini sağlıklı bir yapı içinde sürdürebilmesi açısından, halen Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın elinde bulunan yetkilerin ilgili sektör unsurlarına devredilmesi gerekmektedir. Kendini fazlaca denetlemeyen ve sorgulamayan bir yapının sağlıklı sonuçlar alması pek olası değildir. Yıllardır sadece seyahat acentalarına tanınan yasal mesleki yetkiler diğer unsurlara tanınmamakla adeta eşitsizlik yaratılmaktadır. Bu eşitsizliği giderme noktasında ve AB mevzuatına uyum çalışmaları çerçevesinde, sektör unsurlarının işlevsel olmaları sağlanmalıdır. Siyaset üstü bir konumu olan ülke turizmimizin gereksinim duyduğu yasal düzenlemelerin bir an önce devreye sokulması ile ülkemiz, turizmde ikinci bir hamle evresine girebilecektir.

EKLER
EK 1: TÜRKİYE’NİN TURİST REHBERİ PROFİLİ

TUREB-Turist Rehberleri Birliği tarafından 2003 yılı içinde uygulanan ve bugüne kadar yapılan en geniş katılımlı anket sonucunda; Türkiye’de turist rehberliğinin genel görüntüsü, turist rehberlerinin eğitimsel altyapısı, çalışma koşulları vb. konularda aşağıdaki bilgiler elde edilmiştir. Ankete katılan rehber sayısı dikkate alındığında, bu sayının rehberliğin geneli hakkında bilgi verdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Kadınlar ve Erkekler
Ankete TUREB (Turist Rehberleri Birliği)’ne üye 1833 rehber katıldı. Katılımcıların yüzde 66’sı erkek, yüzde 32.5’i de kadınlardan oluşmakta.

Yaş Dağılımı
Ankete katılanlar arasında 93 ve 80 yaşında birer turist rehberi, 70’li yaşlarda 11 turist rehberi bulunmakta. En genç turist rehberi ise 19 yaşındaydı. Yaşla ilgili olarak dikkate değer bir eğilim, rehberlerin yaş dağılımının 30’lu yaşlarda yoğunlaşmaya başlaması 40’lı yaşların ortalarından itibaren de azalması. Bu da turist rehberliğinin beden gücü de gerektiren bir iş olmasının zorunlu bir sonucu.

Rehberlik Dışındaki Meslekler
Ankete katılanların yüzde 40’ı turist rehberliği dışında 2. bir iş yapmakta. Bunlardan ancak yüzde 4’ünün işi yine turizmle ilgili. Katılımcıların yaklaşık yüzde 11’i arkeoloji, antropoloji, tarih, ekonomi gibi alanlarda eğitim almış sosyal bilimcilerden, yüzde 4’ü sinema, heykel, mimari, fotoğraf, resim, seramik, grafik gibi sanatsal faaliyetlerle ilişkili kişilerden, yüzde 6’sı mühendislerin ağırlıkta olduğu tıp, eczacılık, fizik eğitimi almış uzmanlardan, yüzde 16’sı çevirmen, eğitimci ve yazarlardan oluşuyor.

Çok Kullanılan Diller
İngilizce yüzde 7.8’lik oranla en çok kullanılan dil. Onu yüzde 3.87 ile Japonca, yüzde 3.82 ile Fransızca, yüzde 2.89 ile İspanyolca, yüzde 2.73 ile İtalyanca, yüzde 2.67 ile Rusça, yüzde 1.96 ile Almanca, yüzde 1’lik oranlarla Hollandaca ve Bulgarca, binde 7’lik oranla Portekizce, binde 1’lik oranlarla da Yunanca, Lehçe, Arapça, Çince, Sırpça, Hırvatça izliyor.

Dile Bağlı Tura Çıkma Sıklığı
İngilizce rehberlerin yüzde 22’si 150 günün üzerinde tura çıkıyorlar. Fransızca rehberlerde 150 günün üzerinde tura çıkabilme oranı yüzde 24, Almanca rehberlerde yüzde 21, İtalyanca rehberlerde yüzde 25, İspanyolca rehberlerde yüzde 28, Lehçe rehberlerde yüzde 28, Yunanca rehberlerde yüzde 19, Çince rehberlerde yüzde 28. TUREB tarafından savunulan, rehberlik sınavlarının önümüzdeki yıllar için yalnızca nadir dillerde açılmasının doğru olacağı görüşü bu anketle de doğrulanmakta.

Dile Bağlı Taban Ücreti Alabilme
İngilizce rehberlerin yüzde 51’i, Fransızca rehberlerin yüzde 33’ü, Almanca rehberlerin yüzde 34’ü, İtalyanca rehberlerin yüzde 64’ü, İspanyolca rehberlerin yüzde 53’ü, Portekizce rehberlerin yüzde 53’ü, Hollandaca rehberlerin yüzde 51’i, Japonca rehberlerin yüzde 30’u, Rusça rehberlerin yüzde 22’si belirlenen taban ücreti alabiliyor.

Tur Yapma Sıklığı
Rehberlerin sadece yüzde 26’sı bir yılda 150 gün ve daha fazla bir süre çalışabiliyorlar. Yüzde 22’si yılda sadece 1 ay, yüzde 21’i 75 gün ile 150 gün arasında iş bulabiliyor. Tur yapma sıklığı, özellikle son yıllarda yaşanan krizlere bağlı olarak ortaya çıkan turist rehberlerinin gelir düzeylerindeki düşüşün de işareti.

Taban Ücreti Alma
Turist rehberlerinin gelir düzeylerinin bir başka göstergesi de, Bakanlık tarafından belirlenen taban ücreti alabilmeleri. Anket sonuçları turist rehberlerinin ancak yüzde 45’inin belirlenen taban ücreti alabildiğini ortaya koyuyor. Yüzde 44’lük bir kesim alamıyor ve taban ücretinin altındaki fiyatlarla çalışmak zorunda kalıyor. Alıp almadığını belirtmeyenlerin oranı da oldukça yüksek (yüzde 22).

Sosyal Güvenlik
Turist rehberlerinin yüzde 56’sı SSK’a bağlı. Yani ikinci bir iş yapmak zorunda. Bağ-kur’lu olanların oranı ise yalnızca yüzde 10. Turist rehberlerinin yüzde 7’si emekli sandığına kayıtlı. Yüzde 13’ü özel sigortalı, önemli bir kısmı da her tür sosyal güvenceden yoksun (yüzde 12).

Kurum Oran
SSK 56,36
Bağkur 9,60
Emekli Sandığı 7,26
Özel Sigorta 13,31
Herhangi bir kuruma bağlı değil 12,38
Belirtilmemiş 7,42


Çalışma İsteği

Rehberlik yapmayı düşünmeyenlerin oranı yüzde 2, RKK’sı olduğu halde rehberlik yapmayan yüzde 18′lik bir kesim. Başka seçenek olmadığı için rehberlik yaptığını söyleyen yüzde 5. İmkan ve iş bulabilse daha çok çalışmak isteyenlerin oranı yüzde 26, istekle ve severek çalışacağını söyleyen rehberler de yüzde 43′lük bir oranı oluşturuyor.

-Rehberlik Yapmayı Düşünmüyorum 2,02
-RKK’mı kullanmıyorum ama kaybetmek de istemiyorum 17,89
-Sektörün sunduğu işler yetenek ve eğitimimin altında 4,96
-Çok istekle çalışmıyorum ama başka seçenek yok 5,29
-İmkan ve iş bulabilsem daha çok çalışmak isterim 25,59
-İstekle ve severek çalışıyorum 43,04
-Belirtilmemiş 10,50
(RKK=Rehberlik Kimlik Kartı)  


Eğitim Düzeyi

Turist rehberlerinin yüzde 13.4′ü lise, yüzde 7.8′i önlisans, yüzde 50.6′sı lisans, yüzde 18′i yüksek lisans, yüzde 4′ü doktora çıkışlı.

Çalışma isteği ve eğitim
İstekle ve severek çalıştığını söyleyenlerin sayısı eğitim düzeyi yükseldikçe azalıyor. Bu yanıtı en çok lise çıkışlı olanlar belirtiyor (yüzde 51), onları ön lisans çıkışlı olanlar izliyor. Doktora düzeyinde eğitim yapanlar arasında istekle ve severek çalıştığını belirtenlerin oranı sadece yüzde 33. Eğitime bağlı olarak Zorunlu Hizmet İçi Eğitim konusunda düşünceler.
Eğitim düzeyi arttıkça, zorunlu hizmet içi eğitim programının kaldırılması gerektiğini düşünenlerin sayısı azalıyor. Uygulama biçiminin yeniden ele alınması koşuluyla, rehberlerin zorunlu hizmet içi eğitim almaları gerektiğini düşünen lise eğitimi alanların oranı yüzde 20, ön lisans eğitimi alanların oranı yüzde 37, lisans eğitimi alanların oranı yüzde 31, yüksek lisans eğitimi alanların oranı yüzde 32.5′u, doktora eğitimi alanların oranı yüzde 38.46. Rehberlerin yüzde 15 civarında bir kısmı kendi aralarında yaptıkları yayın, konferans vb etkinliklerin de meslek içi eğitim olarak sayılması gerektiğini düşünüyorlar. Programın bu biçimiyle ilk fırsatta kaldırılması gerektiğini düşünen kesimin önemli bir çoğunluğunu lise mezunları ile (yüzde 28.34), doktora eğitimi almış olanlar (yüzde 25) oluşturuyor. Önlisans mezunlarının sadece yüzde 13′ü, lisans mezunlarının yüzde 21′i programın hemen kaldırılmasından yana.

Eğitime bağlı taban ücreti alma:
Eğitim düzeyi arttıkça taban ücreti alamayan rehber oranında azalmadan söz edilebilir. Taban ücreti alamayanların önemli bir grubunu önlisans (yüzde 40.2) çıkışlı rehberler oluşturmakta, onları lise (yüzde 38), lisans (yüzde 35.3), yüksek lisans (yüzde29.7), doktora (yüzde 20.5) düzeyinde eğitim almış rehberler izlemekte.

Eğitime bağlı tur yapma sıklığı:
Doktora ve önlisans eğitimi almış olan rehberler sıklıkla 150 günün altında çalışan iki kesim. Doktora eğitimi alanların bir bölümü için bunun bilinçli bir seçim olduğu düşünülebilir. Ancak özellikle önlisans eğitimi almış rehberler açısından daha yoğun bir işsizlik söz konusu.

Eğitime Bağlı Çalışma İsteği (Lise Eğitimli)

  Oran
-Rehberlik Yapmayı Düşünmüyorum 2,83
-RKK’mı kullanmıyorum ama kaybetmek de istemiyorum 10,93
-Sektörün sunduğu işler yetenek ve eğitimimin altında 3,64
-Çok istekle çalışmıyorum ama başka seçenek yok 7,69
-İmkan ve iş bulabilsem daha çok çalışmak isterim 27,53
-İstekle ve severek çalışıyorum 51,01
-Belirtilmemiş 6,48


Eğitime Bağlı Çalışma İsteği (Ön Lisans Eğitimli)

  Oran
-Rehberlik Yapmayı Düşünmüyorum 3,47
-RKK’mı kullanmıyorum ama kaybetmek de istemiyorum 14,58
-Sektörün sunduğu işler yetenek ve eğitimim altında 3,47
-Çok istekle çalışmıyorum ama başka seçenek yok 2,78
-İmkan ve iş bulabilsem daha çok çalışmak isterim 30,56
-İstekle ve severek çalışıyorum 50,00
-Belirtilmemiş 9,72


Eğitime Bağlı Çalışma İsteği (Lisans Eğitimli)

  Oran
-Rehberlik Yapmayı Düşünmüyorum 1,40
-RKK’mı kullanmıyorum ama kaybetmek de istemiyorum 20,02
-Sektörün sunduğu işler yetenek ve eğitimim altında 4,52
-Çok istekle çalışmıyorum ama başka seçenek yok 5,60
-İmkan ve iş bulabilsem daha çok çalışmak isterim 25,83
-İstekle ve severek çalışıyorum 42,41
-Belirtilmemiş 8,18


Eğitime Bağlı Çalışma İsteği (Yüksek Lisans Eğitimli)

  Oran
-Rehberlik Yapmayı Düşünmüyorum 2,17
-RKK’mı kullanmıyorum ama kaybetmek de istemiyorum 18,89
-Sektörün sunduğu işler yetenek ve eğitimimin altında 6,19
-Çok istekle çalışmıyorum ama başka seçenek yok 4,95
-İmkan ve iş bulabilsem daha çok çalışmak isterim 5,39
-İstekle ve severek çalışıyorum 43,03
-Belirtilmemiş 10,53


Eğitime Bağlı Çalışma İsteği (Doktora Eğitimli)

  Oran
-Rehberlik Yapmayı Düşünmüyorum 2,56
-RKK’mı kullanmıyorum ama kaybetmek de istemiyorum 28,21
-Sektörün sunduğu işler yetenek ve eğitimimin altında 12,82
-Çok istekle çalışmıyorum ama başka seçenek yok 1,28
-İmkan ve iş bulabilsem daha çok çalışmak isterim 21,79
-İstekle ve severek çalışıyorum 33,33
-Belirtilmemiş 8,97


Uzmanlaşılan Tur kategorileri

Turist rehberlerinin büyük çoğunluğu arkeoloji alanında uzmanlaşmış görünüyorlar (yüzde 48). Dini turlarda uzmanlaşma ikinci büyük grubu oluşturuyor (yüzde 35). Turist rehberlerinin yüzde 18′i mimarlıkla, yüzde 17′si sanatın diğer alanlarıyla ilgili konulara yoğunlaşmış. Yüzde 9′u mavi yolculuk, yüzde 5′i gastronomi, yüzde 5′i hiking-trekking, yüzde 3′ü sualtı, yüzde 18′i şehir içi yürüyüş rehberliğini ağırlıkla gerçekleştiriyor.

Tur Kategorisi Oran
Dini 35,02
Mavi Yolculuk 9,33
Avcılık 1,25
Sea Kayaking 0,60
Gastronomi 4,58
Şehiriçi Yürüyüş 18,33
Rafting 1,47
Arkeolojik 48,17
Dalgıçlık 2,51
Bisiklet 1,20
Balıkçılık ,04
Fotoğraf 5,24
Sanat 11,73
Balon 1,20
Yabani Hayat 2,02
Dağcılık 2,02
Ekolojik 2,29
Hiking-Trekking 4,75
Mimari 18,33
Kayak-Skiing 2,07
Diğer 15,28
Belirtilmemiş 24,17


Dönem İçi Yaygın Çalışma Biçimi

Turist rehberlerinin yüzde 24′ü tek bir acentaya, yüzde 34′ü az sayıda acentaya, yüzde 15′i ise çok sayıda acentaya bağlı olarak çalışmakta. Yüzde 2′lik bir kesim yurtdışında kurulu acentalarla çalışıyor. Acenta dışı kaynaklardan iş alanların oranı yüzde 1, doğrudan müşteriden iş alanların oranı yüzde 8, kendi acentasının işlerini yapanların oranı ise yüzde 4.

Yaygın Çalışma Türü Oran
-Tek acentaya bağlı 24,17
Çok sayıda acenta 15,33
Yurtdışı acentaların işleri 2,07
Yurtdışı acenta dışı kaynaklar 1,91
Diğer 8,35
Az sayıda acenta ile çalışma 33,88
Kendi acentamın işleri 4,31
Yurtiçi acenta dışı kaynaklar 1,25
Doğrudan müşteriden 7,86
Belirtilmemiş 13,53

Rehberliğe Başlama Yılı
Son 10 yıl içinde rehberliğe başlama eğiliminin en yüksek olduğu yıl 1997. Rehberlerin yüzde 8′i 1997 yılında rehberliğe başladığını belirtiyor. Son 15 yılda 1990 ve 1989 yıllarında yine bir yoğunlaşma gözlenmekte (yüzde 7.5 ve 7.9).

EK 2: DİLLERE VE İLLERE GÖRE TURİST REHBERİ SAYISI

*TABLO 1: PROFESYONEL TURİST REHBERLERİNİN YABANCI DİLLERE GÖRE DAĞILIMI

DİL ÜLKESEL BÖLGESEL TOPLAM
İNGİLİZCE 2601 511 3112
ALMANCA 1726 261 1987
FRANSIZCA 1151 175 1326
İTALYANCA 403 10 413
JAPONCA 332 16 348
İSPANYOLCA 223 2 225
HOLLANDACA 130 1 131
RUSÇA 124 5 129
ARAPÇA 127 2 129
YUNANCA 70 - 70
BULGARCA 64 2 66
ÇİNCE 45 - 45
İSVEÇCE 18 2 20
POLONEZCE (LEHÇE) 18 1 19
SIRPÇA 18 - 18
MACARCA 16 - 16
İBRANİCE 15 - 15
FLEMENKÇE 15 - 15
KORECE 13 - 13
NORVEÇCE 12 - 12
FARSÇA 8 - 8
FİNCE 7 - 7
URDUCA 7 - 7
HİNTÇE 6 - 6
PORTEKİZCE 6 - 6
ÇEKCE 5 - 5
DANİMARKACA 5 - 5
ROMENCE 4 - 4
ERMENİCE 4 - 4
MAKEDONCA 3 - 3
SLOVAKCA 1 - 1
BİRDEN FAZLA YABANCI DİL BİLENLER 792 57 849
GENEL TOPLAM 7969 1045 9014

*TABLO 2: PROFESYONEL TURİST REHBERLERİNİN İLLERE GÖRE DAĞILIMI

İL ÜLKESEL BÖLGESEL TOPLAM
İSTANBUL 3273 179 3452
İZMİR 1543 118 1661
ANKARA 1622 2 1624
ANTALYA 964 142 1106
NEVŞEHİR 246 98 344
MUĞLA 182 - 182
ÇANAKKALE 5 157 162
BURSA 37 113 150
GAZİANTEP 9 135 144
İÇEL 54 11 65
TRABZON 2 44 46
ADANA 22 15 37
KONYA 8 19 27
DİYARBAKIR 2 12 14
GENEL TOPLAM 7969 1045 9014

*Kültür ve Turizm Bakanlığı, Eğitim ve Araştırma Genel Müdürlüğü, Turist Rehberliği Dairesi